16 Haziran 2014 Pazartesi

kıymetlimis



İnci Zeynep'i normal doğumla dünyaya getirmeme rağmen ilk 3 gün beni emmemişti inatçı kızım.
O kadar inatlaşmıştı ki; emmemek için ağlarken küçük dilini bile görüyordum. Hiç üstüne gitmedim, üzüldüm, her seferinde denedim ama hepsinde aynı tepkiyle karşılaşınca zamana bıraktım ve çok şükür 3 gün sonra kendi isteği ile emdi. Daha doğrusu emmeyi öğrenince emmeye başladı. O nasıl oluyor diye sorarsanız, şöyle ki; annem doğduğu andan itibaren İnci Zeynep'i emziğe alıştırma çalışmalarına başlamıştı. Önce emziği de istemedi fakat annem hiç vazgeçer mi, sürekli, İnci Zeynep ittikçe annem verdi. Sonunda kazanan taraf tabi ki annem oldu! Böyle böyle İnci Zeynep'inde emme refleksi gelişti.

Çok daha küçükken emzik işimi çok daha kolaylaştırıyordu çünkü yenidoğan dediğin sürekli bir emme modunda oluyor. Böyle durumlarda emzik hayat kurtarıcı olabiliyor. Fakat artık bizde durum çığırıdan çıkma noktasında. Şuan emzik İnci Zeynep'in sahip olduğu en kıymetli varlığı. Onsuz kesinlikle uyumuyor, 24 saat eline versem hiç çıkarmadan emecek. Çok istediği başka bir şey olunca karşılığında bana emziğini veriyor, bir nevi alışveriş yapıyoruz:) Bazen o kadar yaramazlık yapıyor ki işte o zaman emziği ortaya çıkarıyorum, hemen ağızına alıp bir süre sakinleyip, enerjisini toplayıp kudurmaya devam ediyor.

Minikken emzik çok güzeldi ağızında, benimde çok hoşuma gidiyordu, kocaman emziği "cok cok cok" diye emmesi fakat artık 1 yasında kocaman kız, ağızda emzik:) Evet çok hoş durmuyor ama emzik bazen bana nefes alacak zaman sağladığı için şuan sevenleri ayırmaya benim de pek niyetim yok açıkcası :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder