21 Mart 2013 Perşembe

meraklıyız


Bankacılıktan anneliğe,

çalışırken iple çektiğim 32. hafta nihayet gelip çattı .O hasretle beklediğim doğum izni kızımız erken gelmeye kalkınca biraz daha erken başladı. Ama işler pekte umduğum gibi gitmiyor maalesef, evde oturmak, dinlenmek falan bana çok iyi gelmiyor. Aksine çok daha yorucu, sıkıcı ve müthiş bir boşluk hissi oluşturuyor içimde. Halbuki hafta sonu gelince "oleey tüm hafta sonu yatacağım" diye kendinden geçen ben, eşimle yine aynı saatte kalkıp kahvaltımı yapıyorum. Akşam yine aynı saatte erkenden uyuyorum.

Sürekli kendimi oyalamak için kızımla ilgili projeler üretiyorum, bebek şekeri, lohusa tacı, kapı süsü derken günlerim geçiyor. Üniversiteden 5 yıl aynı sınıfı paylaştığım, yakın arkadaşlarımdan biri de hamile, o da eski bankacılardan. Eski diyorum çünkü; kendisi dayanamayıp geçen sene istifa etmişti, şimdi de bir oğlu olacak. Aramızda yaklaşık 5 hafta var. Birbirimize hamile olduğumuzu söylediğimizde gittiğimiz doktorun bile tesadüfen aynı olduğunu öğrendik. Bu çok güzel bir şey, biz beraber okuduk bebeklerimiz de beraber büyüyecek. Eşlerimizle bir araya geldiğimizde hala dün gibi gelen mezuniyetimizi konuşur güleriz. Halbuki üzerinden 5 sene geçmiş. Biz sanırım yaşlandığımızı pek kabul edemiyoruz, kocaman insanlar olduk, anne ve baba olacağız ama aklımız hala o sıralarda sanırım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder